Deprem muafiyeti nasıl hesaplanır ?

Huzur

New member
[HEADING=1]Deprem Muafiyeti Nasıl Hesaplanır? Bir Ailenin Ev, Geçmiş ve Hak Arayışı[/HEADING][HEADING=1]1. Bir Akşam Gelen Telefon ve Başlayan Hesaplaşma[/HEADING]
Geçenlerde mahallemizin eski sakinlerinden Mehmet Bey’in anlattığı bir hikâye, deprem muafiyeti konusuna bakışımı değiştirdi. Aslında her şey, yıllardır aynı sokakta oturan komşuların bir akşam çay içmek için bir araya gelmesiyle başlamıştı. Konu önce eski İstanbul evlerine, sonra deprem korkusuna, ardından da herkesin kafasını karıştıran o soruya geldi: Deprem muafiyeti nasıl hesaplanır, kimler bu haktan yararlanabilir ve hangi şartlarda uygulanır?

Mehmet Bey, elindeki çay bardağını masaya bıraktı.

“Benim evim 1999 depreminden önce yapılmış. Yıllardır vergisini ödüyorum, sigortasını yaptırıyorum. Şimdi bir deprem olsa hangi masraf bana kalacak, hangisi karşılanacak, açıkçası bilmiyorum,” dedi.

Yanında oturan eşi Aylin Hanım ise farklı bir noktaya dikkat çekti. Onun derdi yalnızca evin duvarları veya onarım masrafı değildi. Aynı apartmanda yaşayan yaşlı komşuların, tek başına çocuk büyüten ailelerin ve emekli maaşıyla geçinen insanların ne yapacağını düşünüyordu.

“Bir de insanlar depremden sonra hangi kuruma gideceğini, hangi belgeyi hazırlayacağını bilmiyor. Bilgiye ulaşabilenle ulaşamayan arasında bile fark oluşuyor,” diye ekledi.

Masadaki herkes bir süre sustu. Çünkü konu yalnızca bir hesaplama meselesi değildi. Ev, yılların emeği, aile hatıraları ve insanın kendini güvende hissetme ihtiyacı aynı sorunun içinde birleşmişti.

Mehmet Bey’in oğlu Emre, inşaat mühendisiydi. Konuyu daha sistemli ele almak istedi.

“Önce şunu netleştirelim,” dedi. “Deprem muafiyeti derken tam olarak neyden söz ediyoruz? Vergiden mi, sigorta kesintisinden mi, zorunlu deprem sigortasının ödemesinden mi, yoksa hasarlı bir bina için devletin sağladığı destekten mi?”

İşte hikâyenin asıl düğümü burada ortaya çıktı. Çünkü günlük hayatta aynı kelimeyle anlatılan farklı uygulamalar, hukuken birbirinden oldukça farklı olabiliyordu.
[HEADING=1]2. Deprem Muafiyeti Denilen Şey Tam Olarak Nedir?[/HEADING]
Ertesi sabah Emre, ailesiyle birlikte konuyu araştırmaya başladı. İlk fark ettikleri şey, “deprem muafiyeti” ifadesinin tek başına belirli ve herkese aynı şekilde uygulanan bir hesaplama yöntemini anlatmadığıydı.

Bu ifade, kullanıldığı yere göre farklı anlamlara gelebilirdi. Örneğin:

- Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) kapsamındaki muafiyet veya teminat sınırları,

- Konut sigortasında deprem hasarı için uygulanan muafiyet,

- Deprem nedeniyle bazı vergi, harç veya ödeme yükümlülüklerinde sağlanan istisnalar,

- Afet sonrasında belirli koşullarla verilen haklar, destekler veya borçlandırma uygulamaları.

Emre, babasının önüne bir kâğıt koydu ve üç ayrı sütun çizdi: “Sigorta”, “Vergi ve harçlar” ve “Afet yardımları”.

“Bunları birbirine karıştırırsak yanlış sonuca ulaşırız,” dedi. “Örneğin sigorta poliçesindeki muafiyet, hasarın belirli bir bölümünün sigortalı tarafından karşılanması anlamına gelebilir. Vergi istisnası ise şartları karşılayan kişinin belirli bir vergiyi ödememesi anlamına gelir. Bunların hesabı aynı değildir.”

Aylin Hanım, komşularından duyduğu bir bilgiyi hatırladı.

“Birisi, eski binalarda deprem muafiyetinin daha yüksek olduğunu söylemişti. Bu doğru mu?”

Emre hemen kesin bir cevap vermedi. Önce hangi sigorta ürününün veya mevzuat hükmünün kastedildiğini belirlemek gerektiğini söyledi. Çünkü binanın yaşı, yapı türü, adresi, kullanım amacı, poliçenin düzenlenme tarihi ve yürürlükteki kurallar farklı uygulamalarda farklı önem taşıyabilirdi.

Burada okuyucuya da bir soru soralım: Siz “deprem muafiyeti” ifadesini ilk duyduğunuzda sigorta kesintisini mi, vergi avantajını mı, yoksa devlet desteğini mi düşündünüz? Bu ayrım, doğru hesaplama yapmanın ilk adımıdır.
[HEADING=1]3. DASK Deprem Muafiyeti Nasıl Hesaplanır?[/HEADING]
Mehmet Bey’in asıl merak ettiği konu, zorunlu deprem sigortasında hasar meydana geldiğinde ne kadar ödeme alabileceğiydi. Emre, bu kez resmî kaynaklara başvurdu ve DASK’ın genel şartlarında yer alan muafiyet kuralını ailesine açıkladı.

Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında, genel şartlarda belirtilen hesaplamaya göre her bir hasarda sigorta bedelinin yüzde 2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK, hasarın bu muafiyet tutarını aşan kısmından sorumludur. Her 72 saatlik dönemde meydana gelen hasarlar da muafiyet uygulaması bakımından tek hasar olarak değerlendirilir. ZDS Genel Şartlar+1

Hesaplamanın temel mantığı şöyledir:

Muafiyet tutarı = Sigorta bedeli × %2

Örneğin, bir konutun DASK poliçesinde belirtilen sigorta bedelinin 1.000.000 TL olduğunu düşünelim.

- Sigorta bedeli: 1.000.000 TL

- Muafiyet oranı: %2

- Muafiyet tutarı: 1.000.000 × 0,02 = 20.000 TL

Bu örnekte muafiyet tutarı 20.000 TL'dir. Ancak bu rakam, her durumda sigortalıya 980.000 TL ödeneceği anlamına gelmez. Ödeme, belirlenen hasar miktarına ve poliçedeki teminat sınırlarına göre hesaplanır.

Bunu iki örnekle daha anlaşılır hâle getirelim.
[HEADING=1]Örnek 1: Hasar 150.000 TL ise[/HEADING]
Sigorta bedeli
[HEADING=1]1.000.000 TL[/HEADING]
Muafiyet (%2)
[HEADING=1]20.000 TL[/HEADING]
Örnek hesaplanan ödeme
[HEADING=1]130.000 TL[/HEADING]
150.000 TL − 20.000 TL = 130.000 TL
[HEADING=1]Örnek 2: Hasar 15.000 TL ise[/HEADING]
Sigorta bedeli
[HEADING=1]1.000.000 TL[/HEADING]
Muafiyet (%2)
[HEADING=1]20.000 TL[/HEADING]
Muafiyetin altında kalan hasar
[HEADING=1]15.000 TL[/HEADING]
Bu basitleştirilmiş örnekte hasar, muafiyet tutarını aşmadığı için DASK kapsamında ödeme çıkmaz.

Bu hesaplamalar, sigorta bedelinin ve hasarın belirlenmiş olduğu varsayımına dayanır. Gerçek tazminat; eksperin belirlediği hasar, poliçedeki sigorta bedeli, teminat koşulları ve uygulanabilir mevzuat doğrultusunda hesaplanır. Güncel poliçe şartları mutlaka kontrol edilmelidir.

Emre, babasına dönerek şöyle dedi:

“Bak baba, muafiyet evin değerinden rastgele kesilen bir ceza değil. Poliçedeki sigorta bedelinin belirli bir oranı üzerinden hesaplanıyor. Ama önce hasarın ne kadar olduğu ve hangi teminatın geçerli olduğu belirlenmeli.”

Mehmet Bey rahatlamış görünüyordu. En azından artık hangi soruları sorması gerektiğini biliyordu.
[HEADING=1]4. Sigorta Bedeli ile Evin Satış Fiyatı Aynı Şey Değildir[/HEADING]
Hikâyenin bu noktasında Mehmet Bey önemli bir ayrıntıyı fark etti.

“Bizim ev bugün 5 milyon TL ediyor. O zaman sigorta bedeli de 5 milyon TL mi olmalı?”

Emre başını salladı.

“Hayır, otomatik olarak öyle değil.”

DASK sigorta bedelinin belirlenmesinde temel yaklaşım, konutun yeniden inşa maliyetini esas almaktır; arsa değeri bu hesaba dahil edilmez. Sigorta bedeli, ilgili yapı tarzı için geçerli metrekare bedeli ile konutun brüt yüzölçümü üzerinden belirlenir ve yürürlükteki azami teminat sınırını aşamaz. Teminat ve Kapsamı+1

Bunun anlamı şudur: Aynı büyüklükte iki konutun piyasa satış fiyatı birbirinden farklı olabilir; ancak DASK hesabı yalnızca emlak piyasasındaki satış fiyatına göre yapılmaz.

Örneğin, deniz manzaralı bir dairenin satış fiyatı, aynı büyüklükteki başka bir daireden çok daha yüksek olabilir. Fakat manzara, konumun ticari değeri ve arsa payı, yeniden inşa maliyetinin hesaplanmasıyla aynı şey değildir.

Burada önemli olan bir başka nokta da eksik beyandır. Konutun gerçek yüzölçümünün poliçede olduğundan düşük gösterilmesi, primin daha düşük çıkmasına neden olabilir; ancak hasar anında ödenecek tazminat da olumsuz etkilenebilir. DASK, resmî soru-cevap sayfasında bu durumun sonuçlarına ilişkin örnekler vermektedir. SIKÇA SORULAN SORULAR

Aylin Hanım bu açıklamadan sonra komşusu Fatma Hanım'ı aradı. Fatma Hanım'ın poliçesinde dairenin metrekaresinin yanlış yazıldığından şüpheleniliyordu.

“Belki yıllardır birkaç yüz lira az ödemek için farkında olmadan daha büyük bir risk taşıyorsun,” dedi Aylin Hanım. “Bir kontrol ettir, için rahat etsin.”
 
Üst